Author: Fahri Tokay

TİCARETTE DÜRÜSTLÜK

Ölçü ve tartıyı düzgün yapmak İslamın kesin emridir. Ticari ve beşeri münasebetlerin temeli doğruluk ve dürüstlüktür. Ticaret helal kılınmıştır. Toplumun ahengi, huzuru ve yükselmesi, ölçü...

Duyarsız olmayalım

Müslüman, çevresinde olup bitenlere duyarsız kalamaz. Bununla beraber bir peygamber ahlakı olarak başkalarının gizli hallerini araştırmaz.Kimsenin ayıplarını, gizli hallerini araştırmaz. Bilmediği konularda ahkâm kesmez. Kibirlenmez,...

YOKSULU GÖZETMEK

İnsan, kâinatın en şerefli varlığı olarak yaratılmış ve iman ile şereflendirilmiştir. Dünya ise imtihan alanıdır. İlahi tecelli olarak insanlar ayrı kabiliyetlerde ve ayrı imkânlara sahip...

SABIR

Sabır, bela ve musibetlere karşı direnç göstermektir. Bir başka ifadeyle; belayı, daha başka belalara sebep kılmama, günahı, günahlara gerekçe yapmama disiplinidir. Hayatın karşımıza çıkardığı zorluklara...

TOPLUMUN DERDİ

Fert olarak toplumun bir parçasıyız. Topluma gelen huzur, bizim huzurumuzdur. Toplumda zuhur eden sıkıntı bizim sıkıntımızdır. Hadis-i şerifte cemiyetin yapısı bir vücuda benzetilmiştir. Vücutta bir...

MÜSLÜMANCA YAŞAMA

Mümin, yaşadığı toplum hayatında kendisini sorumlu hisseder. Bu inancının kendisine tevdi ettiği mukaddes bir görevdir. Bulunduğu ortamda gördüğü olumsuzluklara gücü nispetinde müdahale eder. Toplumun menfaatine...

GÖNÜL HUZURU

“Gönül doğrudan huzur, yalandan kuşku duyar.”  Buyrulmuştur. Hayatını yalan üzerine inşa eden insanlarda huzur ve mutluluğun izine rastlamak mümkün değildir. İnsanı huzur ve mutluluktan mahrum eden...

Yapılan hataların telafisi dünyada mümkün

Hayat filminin bitiş noktası ölümdür. Ölümün nerede, ne zaman ve hangi şartlarda tahakkuk edeceğini kimse kestiremez. Hayat filmimizin çekim sahası dünya, karşılığını görme yeri de...

HAYATIMIZ FİLME ALINIYOR

Öyle bir hayat ki, bir an bile yalnız değiliz. Yaratan bizi varlıkların en şereflisi kılmış ve gayesiz yaratmamış, başıboş bırakmamıştır. İlahi noterin görevlileri, bütün fiillerimizi,...

ŞÖHRET AFETİ

İnsan yaradılışı itibariyle güzelliği, başarıyı, sevilmeyi, hatırlanmayı ve anılmayı ister. Bu duygular insanda daima canlı olarak vardır ve şöhrete ermeyi ister. Şöhrette ise afet vardır....