ÇOCUKLARIMIZIN YİNE GELECEĞİNİ ÇALACAĞIZ

KÖŞE YAZISI

MURAT METİNER

2019-2020 Eğitim  Öğretim yılı başladı…Hayırlı uğurlu olsun diyeceğim ama diyemiyorum.Maalesef yine aynı sorunlar,aynı kaotik yapı ve yap boza dönen sistemlerle çocuklarımın geleceğini yine çalmaya devam edeceğiz…

Bizim eğitim anlayışımız ( özellikle üniversitelerde ) öğretme üzerine kurulu.Çivi çakar gibi zorla bilgi transferi yapılıyor.Aktif öğrenmek , kişinin,öğrencinin , kendisinin öğrenmesi arkadaşlarıyla beraber öğrenmesi , yaparak öğrenmesi , uygulayarak öğrenmesi,  deneyimliyerek öğrenmesi gibi şeyler yok.Bunlar olmayınca çocuklar mutsuz oluyor.O okullara nefret ederek gidiyor…

İlk bakışta sistem sorunu, müfredat sorunu, okulların mimari sorunu, çocukların sabahın köründe okula gönderilmesi gibi sorunlar dikkat çekebilir.

Ve fakat  bütün bunların dışında bence daha büyük bir sorun var : Öğretmen sorunu…Müfredat, sistem gibi sorunları gölgede bırakacak bir sorun hem de.Çünkü eğitimde, öğretmenin bütün bu sorunların etkisini kişisel başarısı ile en aza indirebilecek kadar önemli bir işlevi var.Sistemdeki tıkanıklığı iyi bir öğretmen aşabilir.Döküntü bir bina olsa bile iyi bir öğretmen öğrencileriyle kurduğu bağ sonucunda orayı bir şefkat yuvasına dönüştürebilir.Yani bir öğretmen hem sistemden hem müfredattan hem de okulun fiziki şartlarından daha büyüktür, yani daha önemlidir.İşte asıl sorunumuz tüm bunları yapacak öğretmenlerin olmaması, ya da giderek azalması.

Demem o ki ;  çocukların dilinden anlayacak, onların duygusunu yönetecek, şefkatle, olgunlukla, bilgelikle onların ilgisini, dikkatini derse yönlendirebilecek öğretmen yokluğu büyük bir hızla artıyor.Felsefe okumamış, edebiyatla tanışmamış, okuma alışkanlığı kazanmamış; insanın doğasını, psikolojisini bilmeyen çağımız insanını anlayamayan nihayetinden onunla bağ kurmaktan zorlanan gençler öğretmen oluyorlar.Sen , en iyi mimari ile yapılmış okullar yapsan da  eğitimli, iyi öğretmen yoksa sonuç değişmez.

Üniversiteleri de merceğe almamız lazım.Özellikle Anadolu’daki üniversitelerde akademik kadroların sorgulanması lazım.Son dönemlerde bu kadrolarda müthiş bir bilgi düşüşü var…Üniversiteler kısırlaştırılmış durumda.En başta da belirttim. Bizim eğitim anlayışımız ( özellikle üniversitelerde ) öğretme üzerine kurulu.Çivi çakar gibi zorla bilgi transferi yapılıyor.Aktif öğrenmek , kişinin,öğrencinin kendisinin öğrenmesi arkadaşlarıyla beraber öğrenmesi yaparak öğrenmesi uygulayarak öğrenmesi deneyimliyerek öğrenmesi gibi şeyler yok.

Dünya üniversitelerinde artık bir çok şey değişiyor kavramlar yenileniyor ama bizler hala yerimizde sayıyoruz.Üniversite öğrencilerinin yüzde 60’ ı mutsuz.Aile baskısıyla istemedikleri bölümleri seçiyorlar,mezun olunca istemedikleri işlerde çalışıyorlar,hayallerini hep ertelemek zorunda kalıyorlar ve bir ömrü mutsuz,umutsuz bir biçimde geçirmek zorunda bırakılıyorlar.…Lisede doğru düzgün eğitim almayan çocuklar üniversitelerde de yeterli eğitim alamıyorlar ve bütün bunların sorunda da kimi yetersiz hakim, kimi yetersiz mühendis, kimi de yetersiz öğretmen oluyor.

ÖSYM’nin hazırladığı son raporda Temel Yeterlilik Testi Fen Bilgisinde 787 bin aday, Temel Matematikte 307 bin adayın hiçbir soruya doğru cevap veremediği belirtiliyor.Milli Eğitime göre de %60’ın üzerinde okuduğunu anlamadığı açıklanmıştı.İşte size çok esaslı bir BEKA sorunu…

Evet…2019-2020 Eğitim  Öğretim yılı başladı…Ama hayırlı uğurlu olsun diyemiyorum maalesef.Burdan yavrularımızın,genç kardeşlerimizin gözlerinden öpüyorum.Ve ailelere şöyle seslenmek istiyorum…

Çocuğunuza sorgulamayı,reddetmeyi,kabul etmemeyi öğretin.Niye diye sorsun.Çünkü bütün yenilikler,buluşlar,devrimler,reformlar ; kendilerine verileni kabul etmeyenlerin sayesinde olmuştur.Her şeye evet diyen , sıkıcı rahatlığını bozmayan ,toplumsal bir derdi olmayan insanlar , yenilikçi olamazlar,hayatta bir fark yaratamazlar…

MUSTAFA YALÇIN ‘ A ÇAMUR ATAN GERGERLİOĞLU YİNE SAHNEDE !

Van’daki kayyım döneminde teröristlere göz açtırmayan , belediye kadrolarında yer alan teröristleri işten çıkaran Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ‘ a çamur atan,hedef gösteren Terör destekçisi HDP’nin Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, boş durmuyor.

“ Kayyum döneminde Kayseri’den getirilerek Van Büyükşehir Belediyesi’ne Genel Sekreter yapılan Mustafa Yalçın KHK ile ihraç etmenin ne kadar hukuki olduğunu zevkle anlatıyor! “ diyerek Yalçın’ı teröristlere ve terör sevicilerine yem etmeye çalışan Gergerlioğlu, HDP/PKK’nın kaçırdığı evlatları için eylem düzenleyen acılı annelere  “Medyanın desteği ile gündem oluşturuyorlar” diyebiliyor.

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, için FETÖ’nün meclisteki sesi iddiası var.

MHP Ordu Millitvekili Cemal Enginyurt, “Ömer Faruk Gergerlioğlu, FETÖ’nün Meclis’teki sesidir. Dokunulmazlığı derhal kaldırılmalı ve hakkında soruşturma başlatılmalıdır” dedi mesela…

Teröristlerin hortumunu kesen Mustafa Yalçın’ a çamur atacaksın , bir de TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi olacaksın sonra da çocuklarını dağa kaçıran PKK ve HDP’ye karşı eylem başlatan Diyarbakırlı anneleri görmezden geleceksin…Üstüne de FETÖ’cüleri mecliste savunacaksın.Bu Gergerlioğlu,meclise yakışmıyor.

NOT DEFTERİMDEN

En şaşalı otellerde kalarak, en pahalı turlarla yolculuk yaparak ve bir milyon Müslüman arasında hepsinden daha seçkin ve daha ayrıcalıklı olarak mutlu bir hac ibadeti ifa eden kişi, inançta İbrahim, davranışta Nemrut gibidir…

İnsan, Ali Şeriati