AMELDE İHLAS

KÖŞE YAZISI

FAHRİ TOKAY

Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. İhlas: İman, ibadet, itaat, ahlak, amel gibi her türlü dini görevleri sırf Allah rızasını gözeterek yapmaktır. Bu günlük yaşayışımıza ve davranışlarımıza sirayet eder. Olduğumuz gibi görünmeyi ya da göründüğümüz gibi olmayı ihlas üzere olmamız sağlar.

Müminin saadeti, imanındaki ihlas ve samimiyete dayanır. Mümin imanın gereğini yaparken Allah rızasını gözetir. Kulun yaptığı işlerde Allah rızası olmayıp gösteriş ve riya üzerine bina olduğunda ihlas ve samimiyet ortadan kalkar. Bu tür davranış şekli de münafıkların davranışıdır.

Peygamber (sav) “Allah Teâlâ sizin yüzlerinize ve mallarınıza değil, kalblerinize bakar.” Müslim buyurmaktadır. Mümindeki ihlas, iyi hal, güzel davranış ve ibadetlerinde samimiyet olarak hayatına yansır. Ayrıca davranışlara yansıyan ihlas, insanlara iyilik yapma heyecanıyla, Allah’a kulluk edebilme aşkıyla zirveleşir.

İhlas, riya karışmamış, Allah rızasını kazanmak için yapılan kulluk vazifeleridir. İhlasın zıddı riyadır. Riya, bir işi Allah rızası için değil gösteriş için yapmaktır. Riyakârın kalbi Allah’tan uzaktır. İbadetlerine riya karıştırana hesap gününde “git kim için yaptıysan karşılığını da ondan iste” denilecektir. Oysa mümin için hayat, ebedi aleme ihlas üzere amel-i salih azığı hazırlamaktır.