DÜNYA HAYATININ YERİ VE ÖNEMİ

KÖŞE YAZISI

FAHRİ TOKAY

“Dünya ahretin tarlasıdır.” Buyrulmuştur. Ebedi hayatı kazanma yeridir. İnsanların ahretten önce dünya hayatına geliş hikmeti de budur. Dünya, bizi ebedi hayata hazırlayan, onun mana ve hikmetini değer ve yararını bize öğreten hazırlık kursudur. Her kurs gibi kısa süreli ve geçicidir.  Onu en güzel şekilde değerlendirmek bizim görevimizdir.

Dünya hayatı geçici, ahret hayatı ise kalıcıdır. Geçici dünya hayatı, kalıcı olan ahret hayatını kazanmaya tahsis edildiği zaman kıymet arz eder. Bu bakımdan gaye ve hedef, geçici değil kalıcı, çirkin değil güzel olmalı. Meşru ve helal sınırları içinde çalışmak ibadet derecesinde üstün tutulmuştur. Fakat “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.”

Ayet ve hadislerde ebedi hayat ile ilgili pek çok haberler vardır. Bunlardan birkaçının meallerini hatırlamış olalım. “Dünya hayatı eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise asıl hayat odur. Keşki bilselerdi.” “Sevininiz ve sizi sevindirecek şeyler ümit ediniz. Allah’a yemin ederim ki, sizler için fakirlikten korkmuyorum. Fakat ben, sizden öncekilerin önüne serildiği gibi dünyanın sizin önünüze serilmesinden, onların dünya için yarıştıkları gibi sizin de yarışa girmenizden, dünyanın onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum.” Bir başka hadis-i şerifte “Ahirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. O kişi, parmağının ne kadar bir su ile döndüğüne baksın.”