Dünyevî menfaat beklentisi

KÖŞE YAZISI

FAHRİ TOKAY

Hasbilik, Allah rızasına ermenin yoludur. Çünkü temelinde menfaat kaygısı bulunmamaktadır. Fedakârlık esastır. Başkalarının derdini dert edinmeyenler, başkalarının sevincine sevinmeyenler yalnız hep ben diyenlerdir. Yatırımı ahret için olan mümin, başkalarını düşünmeyi, derdi ve sıkıntısı olana çare olmayı kendisine şiar edinir. Başkalarını düşünmek, sıkıntısı olan kişilerle ilgilenmek, darda olanlara yardım elini uzatmak insanı yücelten davranışlardır.

Günümüzde insanın sosyalleşmesinden bahsediliyor fakat başkalarını düşünme, toplum için yaşama anlayışı egoizmin ve kapitalist zihniyetin baskısıyla irtifa kaybediyor. Hasbilik peygamber ahlakıdır. Peygamberlerin bu özelliği Kuranda “ Benim mükâfatım ancak âlemlerin Rabbi Allah’a aittir.” Şuara-127 Peygamberliğe ait vazife olan tebliğ ve irşat görevini üstlenenlerin peygamber yolunu takip etmeleri esastır. Hasbilikte samimi olan kişi, hem toplum içinde hem de yalnız olduğunda hep Allah rızasını gözetir. Hadis-i şerifte “Allah ancak kendi rızası için yapılan işleri kabul eder.” Nesai buyrulmaktadır.

Allah’a karşı saygısını yitiren özünden, ruhundan ve kökünden uzaklaşanlar hasbî duygulardan uzaktırlar. Bütün ibadetlerin kulluk bilinciyle yapılması hasbilik esasına dayanır. Bu inançla mümin Allah rızası için yaptığı bir işte sağ elinin verdiğini sol elinin bilmeyeceği şekilde hassas davranır. Hasbilik içten ve gönülden davranmayı gerektirir. Yapılan yardım ve iyilikler, dünyevî menfaat beklentisiyle gerçekleştirilen işlerin Allah indinde bir derecesi bulunmamaktadır.