Anasayfa · BERLİN · Asayiş
Alman medyası: "Eski BND Başkanı Hanning, Azerbaycan istihbarat servisi için analiz hazırladı"
Almanya’da casusluk suçlamasıyla tutuklanan eski Almanya Dış İstihbarat Servisi (BND) Başkanı August Hanning’in Azerbaycan istihbarat servisi için bir analiz hazırladığı iddia edildi.
Almanya’da bir dönem ülkenin istihbarat servisinin başındaki ismin casusluk kapsamında soruşturulmasının şoku ikinci gününde de devam ediyor. Casusluk faaliyetlerinin mercek altına alındığı eski Almanya Dış İstihbarat Servisi (BND) Başkanı August Hanning hakkında Alman medyasında dikkat çekici bir iddia dile getirildi. Alman der Spiegel dergisi, eski BND Başkanı August Hanning’in Azerbaycan istihbarat servisi için bir analiz hazırladığını öne sürdü. Derginin iddiasına göre Federal Savcılık birimi, Hanning’in Azerbaycan’ın bir ajanı ile temasına ilişkin şüpheleri araştırıyor. Soruşturma kapsamında Hanning’in hazırladığı iddia edilen analizin ilgili Azerbaycan istihbarat subayına ulaşıp ulaşmadığı da araştırılıyor. Alman medyası Hanning’in Almanya-Azerbaycan Forumu’nun yönetim kurulu üyesi olduğu yönünde bilgilere yer verirken, Federal Savcılığın konuya ilişkin değerlendirme yapmaktan kaçındığı bildirildi.
"Yaklaşık 2 bin gizli ibareli belgeyi ele geçirdiler"
Federal Başsavcılık tarafından dün yapılan açıklamada, vatana ihanet ve casuslukla suçlanan Hanning ile Özel Kalem Müdürü Manfred D.’nin 2010 yılı bahar aylarından itibaren iş birliği içinde çalıştığı, yaklaşık 2 bin "gizli" ibareli belgeleri ele geçirdikleri ifade edildi. İstihbarat birimlerinin sahip olduğu söz konusu belgeleri Hanning’in danışmanlık faaliyeti altında başka istihbarat teşkilatları için hazırladığı iddiasının soruşturma konusu olduğu aktarıldı. Alman medyasında yer alan haberlerde ise eski BND Başkanı Hanning’in emekli olduktan sonra "HanningConsult" adlı bir şirket kurduğu, eski bağlantıları sayesinde danışmanlık hizmeti adı altında faaliyet gösterdiği bilgisine yer verildi.
Almanya yakın tarihinin en önemli casusluk soruşturması olabilir
Almanya’da 1998-2005 yılları arasında ülkenin Dış İstihbarat Servisinin (BND) Başkanlığının yapan August Hanning ile aynı dönemde görev yapan Özel Kalem Müdürü Manfred D.’nin casusluk, vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ülkenin güvenlik tarihi açısından büyük bir kırılmaya neden oldu. Alman medyasındaki haberlerde Hanning ve Manfred D.’nin merkezinde olduğu casusluk ve vatana ihanet suçlaması, Almanya’nın yakın tarihinin en büyük soruşturmasına neden olabileceği de belirtildi.
Alman istihbaratındaki benzer soruşturmalar
Hanning soruşturması, Alman dış istihbarat servisinde gizli bilgilerin yasa dışı olarak sızdırılmış olabileceği ilk vaka değil. Benzer bir vaka da 2022’de ihanetle suçlanarak tutuklanan BND çalışanı Carsten L. hakkındaki dava halen Berlin’de devam ediyor. Carsten L., meslektaşının BND giriş kartını kullanarak gizli belgelerin çıktısını almak ve bunları Rusya’ya iletmekle suçlanıyor. İddialar arasında Carsten L.’nin Ukrayna’daki savaş ve Wagner paralı asker grubu hakkındaki istihbari bilgileri 400 bin euro karşılığında sattığı yer alıyor.
2014 yılında ise BND çalışanı Markus R. 2008 ile 2014 yılları arasında bazıları "çok gizli" olan 200’den fazla gizli belgeyi ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’na (CIA) iletmek ve karşılığında 80 ile 100 bin euro arasında maddi çıkar sağlama suçundan yargılanmış, 2016’da 8 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Alman ceza yasasının 94’üncü maddesi, vatana ihanet suçlamasına ilişkin ağır suçlarda en az 5 yıldan ömür boyu hapse kadar değişen cezalar öngörüyor.
Alman Meclisinde yeni düzenleme çağrısı
Alman Federal Meclisinde yer alan Yeşiller ve Sol Parti yetkilileri ise eski üst düzey istihbarat yetkililerinin görev sürelerinin sonunda güvenlik ve istihbarat alanında danışmanlık yapmamaları için düzenleme yapılması çağrısı yaptı. Hristiyan Demokrat Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise kapsamlı bir soruşturma yapılmasını ve görevden ayrılan üst düzey istihbarat görevlilerinin emeklilikleri sonrası çalışmalarına ilişkin kuralların yeniden ele alınması gerektiğini bildirdi.