Hüsnü zan

KÖŞE YAZISI

FAHRİ TOKAY

Hüsnü zan  olumlu ve müspet kanaat serdetmektir. Bu ise teşvik edilmiştir. Kutsi hadiste Allah Teâlâ “Ben kulumun zannı üzereyim” buyrulur. Peygamber (sav) “Her biriniz Allah’a hüsnü zan ederek ölsün” buyurmaktadır.

Suizannın inançsızların huyu olduğunu Kur’an-ı Kerim bize haber veriyor: “Aslında siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.”

Suizan’a zemin hazırlayacak davranışlardan kaçınmalıdır. Peygamber (sav) eşi ile konuşurken yanlarından geçmekte olan bir gurup sahabeye “bu annenizdir”diyerek uyardığında “sizden de mi şüphe edeli Yâ Resûlallah! Dediklerinde “Kanın damarda dolaştığı gibi şeytan da insana nüfuz eder kalbine şüphe sokar.” Buhari buyurmuştur. Suizannın suç ve kusur olarak görülmediği toplumlarda fitne hareketleri, iftira saldırıları, gıybet ve dedikodular huzur atmosferini bozar. Toplumun dinamik yapısını tahrip eden en etkili bir bela haline gelir.