Kibirli insan

KÖŞE YAZISI

FAHRİ TOKAY

Kibirli insan, başkasından hak ve hakikati duysa kibri ona kabullenmeye yanaştırmaz. Yükseliyorum sandıkça alçalır. Kalbi nasihat kabul etmekten ve emre itaatten alı kor. Çevresinde istenmeyen kişi haline gelir. Çünkü nefret, gurur, öfke, haset, riya ve vadini yerine getirmeme kibirlinin ruh yapısıdır.

Aslı topraktan olan ve fani olarak yaratılan insanın kibirlenmesi, keskin sirkenin küpüne zarar verdiği gibi kendini helak edeceğine dair pek çok ayet ve hadisler vardır. Lokman Suresi 18. Ayette “Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.” Buyruluyor.

Fertlerin yetişmesinde eğitimin hedefi, güzel ahlak ile donatmaktır. Ferde toplum içinde olduğunu, insanlarla huzur ve güven içinde yaşamanın gereği verilmelidir. Sahabeden Urve b. Zübeyir (ra) şu olayı naklediyor: Hz. Ömer (ra)ı omzunda su kırbası taşırken gördüm. Ya Ömer bu size uygun değildir dedim. O da bana cevaben:

Yanıma elçiler geldi. Sözlerimizi dinleyip itaat ettiklerini söylediler. O esnada nefsime beğenme duygusu geldi. Ben de onu bu şekilde kırmak istedim. Dedi ve götürüp ensardan yaşlı bir kadının su kabına boşalttı.

Onlar yollarını hep Kuran ve sünnet ile aydınlattılar. İşte ahret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuk yapmayı istemeyenlere nasip ederiz.” Kasas-83