TAKVA ELBİSESİ

KÖŞE YAZISI

FAHRİ TOKAY

Araf Suresinin 26. Ayetinde “Ey Âdemoğulları! Size utanç yerlerinizi örtecek elbise ve bir de süs elbisesi indirdik. Takva elbisesi ise bunlardan daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar. (diye onları indirdi)” buyrulmaktadır.

Giyinme ve örtünme sadece insana özgü bir davranıştır. Medeniyetin de en eski tezahürüdür. Allah’ın ihsan ettiği nimetlerin en önemlilerinden olan ve hem bedenin, hem ahlakın korunması hem de bir ziynet olarak ihsan edilen elbisenin önemi ayet-i kerimede dikkatimizi çekmektedir.

Ayette üç türlü elbiseden bahsedilmektedir. Birincisi bedenimizi örten ve koruyan elbisedir.  Aynı zamanda ziynet vasfı taşıyan, temiz, gösterişli, süslü ve değerli olan elbise.  Dinin emirlerine göre giyinen insan bedenini koruduğu gibi hayâ ve utanma duygusunu da güçlendirir. Bu ayeti kerimede zikredilen takva elbisesi olarak ifade edilmiştir.

Yüce yaratanın Settar ve Müzeyyen isimlerinin tecellisi ile elbiselerimiz bedenlerimizi hem örtmekte hem de süslemektedir. İnsandaki hayâ duygusu ise onun takva elbisesi olmaktadır. Takva elbisesinden mahrum olan gönüller, beden elbisesini giyerken vücudun bazı yerlerini açmayı tabii hale getirirler. Böyleleri için peygamber (sav) “giyinmiş ama çıplak gibidirler” buyurmuştur. Ya da giydiği elbise ile kibir ve gurur duygularına kapılır.  Takva elbisesinin insanın üzerindeki belirtisi, Allah korkusu, utanma duygusu, hayâ ve edeptir. Şair: “Kişinin en iyi elbisesi, Rabbine itaatidir. Allah’a asi olanda hiçbir hayır yoktur.” Der.